İş insanının şikayeti ortaya çıktı: Kuytulcular hakkındaki iddialar yenilir yutulur gibi değil

Kuytulculara yönelik yürütülen soruşturmada Koray Sarısaçlı isimli kişinin farklı tarihlerde verdiği ifadeler, örgütün iç yüzüne dair ağır tabloyu ortaya koydu. Sarısaçlı, kaçırılıp günlerce alıkonulduğunu, elektroşok ve darpla yaklaşık 30 senet doldurup toplam 6-7 milyon dolar yazmaya zorlandığını, ailesiyle tehdit edildiğini, Furkan yapılanmasını aklayan videolar çekmeye ve canlı yayına çıkmaya mecbur bırakıldığını iddia etti. İşte ifadenin tamamı…

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Alparslan Kuytul Suç Örgütü'ne yönelik yürüttüğü soruşturmada Koray Sarısaçlı’nın farklı tarihlerde verdiği ifadeler, örgüte dair çarpıcı iddiaları gündeme getirdi. 

Sarısaçlı, kaçırılıp günlerce alıkonulduğunu, elektroşok ve darpla yaklaşık 30 senet doldurup toplam 6-7 milyon dolar yazmaya zorlandığını, ailesiyle tehdit edildiğini, Furkan yapılanmasını aklayan videolar çekmeye ve canlı yayına çıkmaya mecbur bırakıldığını iddia etti. 

Sarısaçlı ayrıca Alparslan Kuytul’un talimatıyla hastane, villa ve deniz evi üzerinde tasarruf yetkisi içeren genel vekalet vermesinin istendiğini öne sürdü. İş insanı, serbest bırakıldıktan sonra dahi dergi ofisine gidip gelerek yapılanmayla birlikte olduğu görüntüsünü vermeye zorlandığını öne sürdü. İfadelerde emir-komuta ilişkisinin, “Hoca Efendi’nin talimatı” sözleriyle aktarıldığı görüldü. 

İŞ İNSANINDAN ÇOK KONUŞULACAK İDDİALAR

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2021/56657 sayılı soruşturma dosyasında müşteki sıfatıyla ifade veren iş insanı Koray Sarısaçlı’nın anlatımları, “Alparslan Kuytul Suç Örgütü” olarak bilinen yapılanmaya ilişkin çarpıcı bir tablo ortaya koydu.

Sarısaçlı, "kaçırılma, işkence ve tehdit, zorla senet imzalatma, malvarlığı üzerinde tasarruf sağlayacak vekalet alma girişimi, ifade içeriğine müdahale, kamuoyuna verilecek mesajların önceden belirlenmesi ve aile bireylerinin baskı unsuru olarak kullanılması" gibi iddialarda bulundu.

Sarısaçlı, kendisine verilen emirlerin Alparslan Kuytul’dan geldiğini iddia etti. Sarısaçlı ayrıca çevresindeki kişilerin, “Hocamız” ve “Hoca Efendi’nin talimatı” ifadelerini kullandıklarını söyledi.

KAÇIRILMA VAKASI: ELEKTROŞOK, DARP VE GÜNLERCE ALIKOYMA

Sarısaçlı ilk ifadesinde, 2021 yılının eylül ayında işyerinden çıktıktan sonra maskeli kişiler tarafından zorla bir araca bindirildiğini iddia ederek, kafasına ve vücudunun çeşitli yerlerine vurulduğunu, kafasının arkasından ve bileğinden elektrik verildiğini, elleri ve ayakları bağlanarak gözlerinin kapatıldığını söyledi.

İnşaat halindeki bir yapının banyosuna benzeyen, zemini toprak bir bölümünde tutulduğunu ileri süren Sarısaçlı, daha sonra başka bir eve götürüldüğünü; tutulduğu iki yerde de şiddete uğradığını ifade etti. İlk aşamada saldırganların kimliğini tespit edemediğini belirten Sarısaçlı, daha sonraki ifadelerinde bazı kişileri seslerinden veya olay öncesindeki takip iddialarından hareketle teşhis ettiğini anlattı.

9 Kasım 2021 tarihli ifadesinde anlatımını genişleten Sarısaçlı, kaçırıldığı sırada Yusuf Tapan’ı gördüğünü, Haydar isimli kişinin de kendisinin araca bindirilmesine yardım ettiğini ileri sürdü. Araçta dövüldüğünü ve elektroşoka maruz kaldığını iddia etti.

30'A YAKIN SENET, 6-7 MİLYON DOLAR

İş insanı Sarısaçlı, alıkonulduğu sırada kendisine zorla senet imzalatıldığını da öne sürerek, yaklaşık 30 ayrı senet imzaladığını, senetlerdeki tutarların dolar cinsinden yine kendisine yazdırıldığını ve toplam miktarın hatırladığı kadarıyla 6-7 milyon doları bulduğunu söyledi. Senetlerdeki diğer yazılar gibi “hamiline” ibaresini de kendisinin yazdığını belirten Sarısaçlı, bunu kendi iradesiyle yapmadığını; itiraz ettiğinde darp edildiğini ve ailesinin zarar göreceği yönünde tehdit edildiğini iddia etti.

"FURKAN GÖNÜLLÜLERİNİ TEMİZE ÇIKARACAKSIN"

Sarısaçlı'nın sonraki ifadelerine göre baskı yalnızca malvarlığıyla sınırlı kalmadı. Müşteki, kendisini kaçıranların serbest bırakılmadan hemen önce kamuoyuna ne söyleyeceğine kadar müdahale ettiklerini öne sürdü.

29 Kasım tarihli ek ifadesinde Sarısaçlı, kendisine “Hocamız Alparslan Kuytul’dan talimat geldi” denildiğini; serbest kaldıktan sonra yapacağı açıklamada olayın Furkan gönüllüleriyle ilgisinin bulunmadığını ve Furkan Vakfı'nın “bu tür işlerle hiçbir ilgisinin olamayacağını” söylemesinin istendiğini ileri sürdü.

Sarısaçlı, bu talimata uymaması halinde annesi, kız kardeşi ve çocuklarının zarar göreceği yönünde tehdit edildiğini iddia etti.

"ÖRGÜTÜ TEMİZE ÇIKARMAK İÇİN VİDEOSU ÇEKTİRİLDİ" İDDİASI

Sarısaçlı’nın anlatımındaki bir başka çarpıcı ayrıntı, kamuoyuna verilecek mesajın yalnızca içeriğinin değil, kaydının da denetlendiği yönündeki ifadesi oldu.

Sarısaçlı, serbest bırakıldıktan sonra Furkan Vakfı üyesi olduğunu söylediği resmi nikahlı eşi Rumeysa Şenay Sarısaçlı’nın evine gittiğini, burada kendisine Alparslan Kuytul tarafından gönderildiği söylenen bir metin verildiğini, hazırlanan açıklamanın telefonla kayda alındığını, videonun birilerine gönderildiğini ancak karşı taraftan “uygun olmadığı” yanıtı gelmesi üzerine çekimin tekrarlandığını ve aynı metni 3-4 kez yeniden okumak zorunda bırakıldığını iddia etti.

Çekimler sürerken İzzet Daş’ın eve geldiğini belirten Sarısaçlı, Daş’ın kendisine “Hoca Efendi’nin talimatı gereği bu akşam ifade vermeye gitmeyeceksin, yarın sabah savcılığa gideceksin” dediğini öne sürdü.

ADLİYE OTOPARKINDA ‘NE SÖYLEYECEKSİN’ TALİMATI

Sarısaçlı, 21 Eylül sabahı Adana Adliyesi'ne götürüldüğünü, burada vakıfla bağlantılı olduğunu söylediği avukatlarla görüştürüldüğünü, adliyenin otoparkındaki araçta kendisine videoda ve Cumhuriyet savcısının karşısında neler söylemesi gerektiğinin anlatıldığını iddia etti.

Kendi özel avukatının yanına geldiğini ancak onunla görüşmemesi yönünde önceden talimat aldığı için bunu kabul etmediğini söyleyen Sarısaçlı, ilk savcılık ifadesini bu baskı ortamında verdiğini öne sürerek, 9 Kasım 2021’de yeniden savcılığa gittiğini ve 21 Eylül tarihli ilk ifadesinin gerçeği tam olarak yansıtmadığını belirterek, “Bu ifademi baskı altında verdim” beyanında bulundu.

BU KEZ CANLI YAYINA ÇIKARILDI

Sarısaçlı’nın iddialarına göre ifade üzerindeki kontrol savcılık kapısında da sona ermedi. Savcılık ifadesinden çıktıktan sonra adliye önünde İzzet Daş tarafından ikinci bir video kaydının alındığını belirten Sarısaçlı, bu kez savcılığa verdiği ifadeye ilişkin sorular yöneltildiğini söyledi.

Ardından yaralanmaları nedeniyle hastaneye sevk edildiğini, bu süreçte de İzzet Daş’ın sürekli yanında bulunduğunu ifade etti. Aynı günün akşamında ise baskının kamuoyu ayağının devreye sokulduğu öne sürüldü.

Sarısaçlı, evinden alınarak Furkan Nesli Dergisi'nin bulunduğu binaya götürüldüğünü ve İzzet Daş moderatörlüğünde yapılanmaya ait olduğunu söylediği bir YouTube kanalında canlı yayına çıkarıldığını anlattı.

Sarısaçlı, canlı yayında da Alparslan Kuytul tarafından verildiğini ileri sürdüğü talimatlar doğrultusunda, kaçırılma olayının vakıf ve tutuklanan vakıf üyeleriyle ilgisinin bulunmadığını söylemek zorunda bırakıldığını iddia etti.

"NE SÖYLERSE HARFİYEN YERİNE GETİRECEKSİN"

Sarısaçlı, alıkonulduğu dönemde kendisine serbest bırakıldıktan sonra Alparslan Kuytul'un çağrısına uyacağı ve “ne söylerse harfiyen yerine getireceği” yönünde talimat verildiğini ileri sürerek, 26 Eylül'de İzzet Daş’ın kendisini arayarak Alparslan Kuytul'u kastettiğini belirttiği “Seni bekliyor” sözünü kullandığını, bunun üzerine Furkan Nesli Dergisi'nin bulunduğu binaya gittiğini, ertesi gün yeniden çağrıldığını ve bu görüşmenin ise doğrudan malvarlığına ilişkin olduğunu öne sürdü.

HASTANE, VİLLA VE DENİZ EVİ İÇİN GENEL VEKALET

Sarısaçlı, ifadesinde Alparslan Kuytu'ulun kendisinden, sahip olduğu Özel Korupark Hastanesi, Kabasakal'daki villa ve Yumurtalık ilçesindeki deniz evi üzerinde her türlü satış ve tasarruf işleminin yapılmasına imkân verecek genel bir vekaletname düzenlemesini istediğini, Kuytul'un kendisine “Sen notere git, ben sana birini göndereceğim” dediğini; 5. Noter'e gittiğinde daha önceden tanımadığı Rıdvan Biçen'in geldiğini ve kendisini Alparslan Kuytul'un gönderdiğini söylediğini, malvarlıklarının resmi maliki olan Asuman Sarısaçlı'nın bunun üzerine Biçen'e genel vekalet verdiğini, daha sonra taşınmazların üçüncü kişilere satışını engellemek amacıyla bu vekaletnamenin azledildiğini iddia etti.

29 Nisan 2022 tarihli ifadesinde de Rıdvan Biçen'i önceden tanımadığını yineleyen Sarısaçlı, “Rıdvan Biçen'i Alpaslan Kuytul'un yönlendirmesiyle notere gittiğimde görmüştüm” şeklinde beyanda bulundu.

"DERGİYE GEL, SOHBETLERDE EN ÖNDE OTUR"

Sarısaçlı, Furkan Nesli Dergisi'ndeki kişilerin kendisine sürekli ofise gelip gitmesini söylediğini, yapılanmayla birlikte hareket ettiği izlenimi vermesinin istendiğini iddia ederek, serbest bırakılmasının şartlarından birinin dergi ofisine sık sık gitmek ve sohbetlerde en ön sıralarda oturmak olduğunu iddia etti.

AİLE ÜZERİNDEN TEHDİT İDDİASI

Sarısaçlı, verdiği ifadelerde annesi, kız kardeşi, çocukları ile birlikte yaşadığı kişilerin zarar görebileceğinin kendisine defalarca söylendiğini ileri sürerek bu nedenle hem kendisi hem de aile bireyleri için koruma talebinde bulundu.

9 Kasım tarihli ifadesinde, olayların ardından hâlâ tehdit ve baskı altında bulunduğunu belirten Sarısaçlı, “Benim ve ailemin can güvenliği yoktur” diyerek koruma istedi.

"İSTEDİĞİMİZ GİBİ İFADE VERMEZSEN DAVADA CEZA ALDIRIRIZ"

Sarısaçlı, kendisini alıkoyan kişilerin, istenilen şekilde ifade vermemesi ve malvarlığına ilişkin vekalet taleplerini yerine getirmemesi halinde Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden başka bir davada aleyhine ifade verecek kişiler bulacaklarını ve ceza almasını sağlayacaklarını söylediklerini öne sürerek, olayın Furkan Vakfı'yla ilgisinin olmadığını söylemesinin, şirket hisseleri ve taşınmazlarla ilgili vekalet vermesinin şart koşulduğunu; aksi halde ailesine zarar verileceğinin iddia etti.

Sarısaçlı ayrıca kaçırılmadan önce Adana İl Sağlık Müdürlüğü'ne giderken bir aracın kendisini takip ettiğini, hızlandığında aracın da hızlandığını, yavaşladığında yavaşladığını anlattı. Daha sonraki ek ifadesinde takipte kullanıldığını düşündüğü araçların plakalarına ilişkin ayrıntılar da verdi.

Ayrıca kaçırılmadan bir gece önce yolunun başka bir araçla kesilmeye çalışıldığını ve aracına saldırıldığını söyledi. 15 Kasım tarihli ek ifade tutanağında Sarısaçlı, önceki beyanlarında verdiği bazı araç bilgilerini ayrıntılandırarak kendisini takip ettiğini düşündüğü araçlara ilişkin plaka ve güzergâh bilgileri verdi.

KAÇIRILDIĞI SIRADA TELEFONUNDAN MESAJ ATILDIĞINI SÖYLEDİ

Kaçırılmasının hemen ardından telefonunun elinden alındığını ve şifresini vermek zorunda bırakıldığını söyleyen Sarısaçlı, kız kardeşine kendi numarasından gönderilen bazı mesajları kendisinin yazmadığını, kaçırıldığı gün kullandığı hattan bazı kişilere mesaj gönderildiğinin tespit edildiğini öne sürdü.

EŞİ VE YAKIN ÇEVRESİNE İLİŞKİN ŞÜPHELERİNİ DE ANLATTI

Sarısaçlı, sonraki ifadelerinde resmi nikahlı eşinin yapılanmayla birlikte hareket ettiğini düşündüğünü de söyledi. Saraçlı bir başka ek ifadesinde, kaçırılma sonrasında eşinin kendisine olayla ilgili ayrıntılı bilgiler aktarmasından şüphelendiğini; bu bilgileri ancak kaçırma olayında yer alan kişilerden öğrenmiş olabileceğini düşündüğünü söyledi.

Aynı şikayette Ufuk Bülez isimli bir kişinin de kendisini kaçıran kişilerle birlikte hareket etmiş olabileceğine ilişkin şüphesini anlatan Sarısaçlı, şikâyetçi oldu.

YARALANMA RAPORUNU İTİBARSIZLAŞTIRMA TARTIŞMASI

11 Mayıs 2022'de savcılıkta yeniden ifade veren Sarısaçlı'ya, Alparslan Kuytul'un kaburga kırığına ilişkin raporun sahte olduğu yönündeki savunması soruldu.

Sarısaçlı, hastane sürecini ayrıntılarıyla anlatarak yaralarının muayene edildiğini ve fotoğraflandığını, göğüs bölgesi için tomografi çekildiğini belirtti. Sağlık raporuna müdahale etmesinin mümkün olmadığını savunan Sarısaçlı, raporun sahte olduğu iddiasının kendisini yalancı göstermek ve olayı saptırmak amacı taşıdığını belirtti.

Kaynak: Haberler.com

  • Related Posts

    Her yerden kadın çıktı, biri de tezgahın altındaydı

    Ankara Çankaya’da 5 eğlence mekanına düzenlenen operasyonda insan ticareti ve fuhuş şüphesiyle 26 kişi gözaltına alındı. Operasyonda bir kadının mutfak tezgahının altına saklandığı görüldü. Yabancı uyruklu kadınların iş vaadiyle kandırılarak zorla çalıştırıldığı tespit edildi.

    Üzerine kale direği devrilen minik çocuk hayatını kaybetti

    Şanlıurfa’da babasının çalıştığı spor salonunda oynayan 8 yaşındaki Mert Ali Yavuz, üzerine devrilen kale direğinin altında kaldı. Ağır yaralanan çocuk, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir