Antalya’da “Pardon” filmi gerçek oldu: İsim benzerliği 10 gün hapis yatırdı

Antalya’da aynı isimdeki başka bir kişinin kesinleşmiş hapis cezası nedeniyle cezaevine gönderilen Ali Süslü, tam 10 gün boyunca işlemediği bir suçun cezasını çekti. Gerçek, cezaevinde yapılan kayıt incelemesiyle ortaya çıkarken Süslü, yaşadığı mağduriyetin ardından hukuk mücadelesi başlattı.

Antalya’da emlakçılık yapan Ali Süslü, hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu gerekçesiyle cezaevine gönderildi. Ancak 9 gün sonra yapılan incelemede, cezanın aynı isimli başka bir kişiye ait olduğu ortaya çıktı. T.C. kimlik numarası ve adres bilgilerinin farklı olmasına rağmen cezaevinde tutulan Süslü, 10 günlük cezasını tamamlamasının ardından tahliye edildi.

“BİR İMZANIZ VAR" DENİLEREK KARAKOLA ÇAĞRILDI

Konyaaltı ilçesinde emlak işiyle uğraşan Ali Süslü’nün hayatı, 26 Temmuz’da polis merkezinden gelen telefonla değişti. Polis tarafından “Bir imzanız var, polis merkezine gelmeniz gerekiyor” denilerek çağrılan Süslü, kısa süre önce ameliyat geçirmesine rağmen karakola gitti.

Burada gözaltına alınan Süslü, neden gözaltında olduğunu sorduğunda kendisine net bir yanıt verilmediğini öne sürdü. Ardından adliyeye sevk edilen Süslü, savcıyla görüşeceğini düşünürken cezaevine gönderileceğini öğrendi.

SUÇUNU BİLMEDEN CEZAEVİNE GİRDİ 

Süslü, ertesi gün hakkında kesinleşmiş 10 günlük hapis cezası bulunduğu gerekçesiyle Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi.

Cezaevinde neden bulunduğunu anlamaya çalışan Süslü, kendisine yöneltilen suçun kendisine ait olmadığını defalarca dile getirdi. Ancak iddiasına göre uyarıları dikkate alınmadı.

Ameliyatlı olması nedeniyle cezaevinde sağlık sorunları da yaşayan Süslü, iki kez hastaneye sevk edildi.

HATA 9. GÜNDE FARK EDİLDİ 

Yaşanan yanlışlık, cezaevinde kaldığı 9’uncu gün ortaya çıktı.

Süslü’nün rutin görüşme sırasında cezaevi psikoloğuna durumunu anlatmasının ardından kayıtlar yeniden incelendi. Yapılan kontrolde, cezanın Ali Süslü isimli başka bir kişiye ait olduğu belirlendi.

Aynı adı taşıyan kişinin Adana’da yaşayan 23 yaşındaki başka bir şahıs olduğu, iki kişinin T.C. kimlik numaraları ve ikamet adreslerinin ise birbirinden farklı olduğu tespit edildi.

Süslü’ye bu aşamada bir yanlışlık yapıldığı ve kendisinden özür dilendiği aktarıldı.

“MADEM BEN DEĞİLİM, NEDEN CEZA ÇEKİYORUM?"

Yaşadığı duruma tepki gösteren Süslü, kendisine yapılan açıklamanın ardından cezaevinden hemen çıkmayı beklediğini ancak bu kez de 10 günlük cezasını tamamlaması gerektiğinin söylendiğini belirtti.

Süslü, yaşadığı çelişkiyi şu sözlerle anlattı:

“Madem ben değilim, nasıl kesinleşmiş cezam oluyor? Beni nasıl tutuyorsunuz?”

Süslü, 10 günlük sürenin dolmasının ardından hastane nezaretinde tahliye edildiğini söyledi.

“PARDON FİLMİ GERÇEK OLDU"

Cezaevinden çıktıktan sonra hayatının da ciddi şekilde etkilendiğini anlatan Süslü, hakkında çeşitli söylentiler çıktığını ve iş ilişkilerinin bozulduğunu belirtti.

Birilerini dolandırdığı yönünde dedikodular yayıldığını söyleyen Süslü, sözleşmelerinin bozulduğunu, maddi kayıp yaşadığını ve işsiz kaldığını ifade etti.

Yaşadıklarını yönetmenliğini Mert Baykal’ın yaptığı, başrollerinde Ferhan Şensoy, Rasim Öztekin ve Bülent Kayabaş’ın yer aldığı “Pardon” filmine benzeten Süslü, “Pardon filmi galiba gerçek oldu. O da benim başıma geldi” dedi.

AVUKATI SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU 

Süslü, yaşananlar nedeniyle avukatı Abdullah İlkkahraman aracılığıyla ilgili görevliler hakkında suç duyurusunda bulundu.

Avukat İlkkahraman, müvekkilinin yanlış kişi nedeniyle cezaevine gönderildiğini ve durumun ancak 9’uncu gün yapılan kayıt incelemesiyle anlaşıldığını belirtti.

İlkkahraman, müvekkilinin ameliyatlı olmasına rağmen cezaevinde tutulduğunu, burada sağlık sorunları yaşadığını ve iki kez acil servise kaldırıldığını söyledi.

Yaşananların ardından “görevi kötüye kullanma”, “görevi ihmal” ve “hürriyeti tahdit” suçları kapsamında hukuki süreç başlatıldığını belirten İlkkahraman, müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesi için mücadele edeceklerini ifade etti.

“Pardon” filminin gerçek hayatta yaşandığını savunan İlkkahraman, benzer bir mağduriyetin tekrar yaşanmaması için hukuki mücadelelerini sürdüreceklerini kaydetti.

Kaynak: İHA

  • Related Posts

    İstanbul’da hava kirliliğinin en yüksek ve en düşük olduğu ilçeler belli oldu

    İstanbul’da temmuz ayındaki partikül madde kirliliği geçen yıla göre yüzde 7 azaldı. Sultangazi ve Kağıthane en kirli ilçeler olurken, Kandilli ve Üsküdar en temiz hava değerlerine sahip bölgeler seçildi. Sarıyer’de ise kirlilik oranı bir yılda yüzde 76 arttı.

    Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nde yeni Meclis Başkan Vekili Evin Yelboğa oldu

    Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Ağustos ayı toplantısında yapılan seçimle Evin Yelboğa yeni Meclis Birinci Başkan Vekili oldu. İstifa eden Doğan Hatun’un yerine kapalı zarf usulüyle yapılan oylama sonucunda görevine başladı. Seçim meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi.

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir