Mehmet Uçum’dan Ahmet Davutoğlu için kullanılan “Seçilmiş son Başbakan” ifadesine itiraz: Son derece sorunlu ve absürt

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, hakkında 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçlamasıyla soruşturma başlatılan eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun avukatı Hasan Seymen'in müvekkili için kullandığı "Seçilmiş son Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı" ifadesine itiraz etti. Uçum, parlamenter sistemde başbakanların halk tarafından doğrudan seçilmediğini belirterek söz konusu tanımlama için "Bu bakış son derece sorunlu ve absürttür" dedi.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, hakkında 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçlamasıyla soruşturma başlatılan, feshedilen Gelecek Partisi Genel başkanı ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun avukatı Hasan Seymen'in müvekkili için kullandığı “Seçilmiş son Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı” ifadesine karşı çıktı.

"TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NDE EN SON BAŞBAKANLIK GÖREVİNİ YAPAN SAYIN BİNALİ YILDIRIM’DIR"

Davutoğlu'nun avukatının bu açıklamasının ardından sosyal medya hesabından 'Geçmişte Anayasa gereği seçilmiş başbakan veya bakan var mıydı!' başlıklı bir yazı yayımlayan Uçum, şu görüşleri paylaştı: "En son avukatanın da dile getirdiği iddiaya göre Sayın Ahmet Davutoğlu “Seçilmiş Son Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı” sıfatına sahipmiş. Belirtelim ki Türkiye Cumhuriyeti’nde en son Başbakanlık görevini yapan Sayın Binali Yıldırım’dır. Eğer parlamenter sistemde başbakanlar milletvekilleri olmaları sebebiyle seçilmiş sayılıyorsa Türkiye’nin “Seçilmiş Son Başbakanı” Sayın Binali Yıldırım olur. Yok bu seçilmiş sayılma genel seçimlerde en çok milletvekili alan partinin, kendisi de milletvekili olan genel başkanlarına mahsussa o zaman çok tuhaf bir durum ortaya çıkar: Genel seçimlerden hemen sonra başbakan olanlar seçilmiş sayılacak, arada başbakan olanlar sayılmayacak.

"BU BAKIŞ SON DERECE SORUNLU VE ABSÜRT"

Aynı mantığı bakanlar için de yürütmek mümkün. Genel seçimlerden hemen sonra bakan olanlar seçilmiş arada bakan olanlar seçilmemiş sayılacak. Hatta tuhaflık milletvekili olan ve genel seçimlerden hemen sonra bakan olanları seçilmiş saymaya, sonra bakan olanları seçilmiş saymamaya, milletvekili olmayan bakanların ise hiç bir zaman seçilmiş sayılmamasına kadar gider. Bu bakış son derece sorunlu ve absürttür.

"NE BAŞBAKAN ‘SEÇİLMİŞ BAŞBAKAN’DI. NE DE MİLLETVEKİLLERİ ‘SEÇİLMİŞ BAKAN’DI"

İşin aslı parlamenter sistemimizde ne başbakan “seçilmiş başbakan”dı. Ne de milletvekilleri “seçilmiş bakan”dı. Halk tarafından doğrudan seçilenler sadece Türkiye Büyük Millet Meclisinin üyeleri olan milletvekilleriydi. Halk başbakan veya bakan seçmezdi. Genel seçimleri kazanmak da başbakan seçilme sonucunu anayasal olarak doğurmazdı.

"DEYİM UYGUN DÜŞERSE UYDURMA BİR SIFAT ÜRETİLDİĞİ ANLAŞILIYOR"

1982 Anayasası’nın mülga 109’uncu maddesine göre Başbakan, Cumhurbaşkanınca milletvekilleri arasından atanırdı. Bakanlar ise Başbakan tarafından ya milletvekilleri arasından veya milletvekili seçilme yeterliliğine sahip olanlar arasından yani Meclis dışından seçilir ve Cumhurbaşkanınca atanırdı. Dolayısıyla hiç bir mantıksal tutarlılığa dayanmayan, meşruiyet dayanağı olmayan ve o dönemin Anayasa hükümlerine açıkça aykırı olan deyim uygun düşerse uydurma bir sıfat üretildiği anlaşılıyor."

Uçum'un kaleme aldığı yazı şu şekilde; 

Kaynak: Haberler.com

  • Related Posts

    Kırklareli’de selde 6 kişinin ölümüyle ilgili Yargıtay’ın bozma kararından ardından sanıklara aynı ceza verildi

    Kırklareli İğneada’da 2023 yılında yaşanan selde 6 kişinin öldüğü kamp alanı davası yeniden görüldü. Yargıtay’ın bozma kararının ardından işletme sahibine 18 yıl, iki sanığa ise 7,5’ar yıl hapis cezası verildi. Mahkeme bir sanığın beraatine karar verdi.

    Volkswagen, on yıl sonuna kadar 100 bin kişiyi işten çıkaracağını açıkladı

    Alman otomotiv devi Volkswagen, ekonomik koşullar ve küresel rekabet nedeniyle 2030’a kadar toplam 100 bin kişiyi işten çıkaracak. Şirket yönetimi ve sendikalar, dünya genelindeki iş gücünde %15 oranında azaltım yapılması konusunda anlaşmaya vardı. Plan kapsamında dört Alman fabrikasının geleceği de belirsizliğini koruyor.

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir