Anestezik bir ilaç olan propofol zehirlenmesi sonucu hayatını kaybettiği adli tıp raporuyla tespit edilen Op. Dr. Özlem Gültekin'in boşanma aşamasındaki eşi sunucu Erhan Çelik açıklama yaptı. Otopsi raporundan sonra, kendisini hedef alan bir videonun eşinin ailesi tarafından yeniden dolaşıma sokulduğunu belirtti. Eşinin video nedeniyle zamanında kendisinden özür dilediğini belirten Çelik, "Bu algı operasyonunun tüm sorumluları, tıpkı Özlem’e o uyuşturucuları bulanlar yargıda hesap verecek" dedi.
İzmir'de 48 yaşındaki Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Özlem Gültekin, 14 Ağustos’ta sabah saatlerinde kliniğinde ölü bulundu. İlk etapta kalp krizi geçirdiği söylenen Gültekin'in adli tıp raporu bambaşka bir gerçeği ortaya koydu. Adli Tıp Kurumu'nun raporuna göre Gültekin'in anestezik bir ilaç olan propofol zehirlenmesi sonucu hayatını kaybettiği belirlendi.
ERHAN ÇELİK'TEN YAZILI AÇIKLAMA
Özlem Gültekin'in anestezi maddesi bağımlısı olduğunu daha önce dile getiren boşanma aşamasındaki eşi sunucu Erhan Çelik yazılı açıklama yaptı. Çelik, otopsi raporundan sonra eski bir videonun yeniden dolaşıma sokulduğunu belirterek isyan etti. Çelik şunları söyledi:
"Boşanma aşamasında olduğum merhume eşim Özlem Gültekin Çelik’in otopsi sonucunun açıklandığı ve ölümünün aşırı dozda uyuşturucu/uyarıcı nitelikte ilaç alımıyla bağlantılı olduğunun tespit edildiği gün; kamuoyunun dikkatini bu olgudan uzaklaştıracak biçimde şahsımı hedef alan bir videonun yeniden dolaşıma sokulması üzerine bu açıklamayı yapma zorunluluğu doğmuştur.
"SÖZ KONUSU VİDEO, MERHUME EŞİMİN DAHA SONRA PİŞMANLIK DUYDUĞU BİR VİDEODUR"
Söz konusu video, merhume eşimin daha sonra pişmanlık duyduğu ve herkesin huzurunda benden özür dilediği bir sürece ilişkindir.
Bugün medyaya yansıyan adli tıp raporunda merhumenin kesin ölüm nedeni anestezide kullanılan uyuşturucu ilaç (propofol) bağımlılığı olarak ifade edilmektedir. Daha önce yaptığım açıklamada ifade ettiğim bu acı gerçekle yıllar önce yüzleşsem de, vefat sebebini okuduğum an yaşadığım his, bu rahatsızlığına ilk kez tesadüfen tanık olup, yıkıldığım andan farksızdır.
"AİLE ÜYELERİ BENİ BİLGİLENDİRMEDİ"
2019 yılında başlayan evliliğimizin çok öncesine dayanan ve durumunu fark ettiğim 2023 yılından, boşanma davası açtığım 2025 yılına kadar gerek yurtiçinde ve gerekse yurt dışında tedavisi için var gücümle çaba harcadığım süreçte konudan yıllar yılı haberdar olan aile üyelerince tarafıma en ufak bir bilgilendirmede bulunulmadı.
Madde bağımlılığını öğrendiğim gün de bugün olduğu gibi oğlumla yapayalnızdım. Yanımızda ne bir aile üyesi, ne bir dostu, ne de bir arkadaşı vardı. Kurtulma mücadelesinde benim dışımdaki tek destekçisi 70 yaşındaki annemdi.
Buna rağmen önünde sonunda gerçek ölüm nedeni bugünkü gibi ortaya çıkacak olsa da, ailesinin “Kalp krizi” şeklindeki ortak açıklama talebine, acılarının katlanmaması adına olumlu yanıt verdim.
Çünkü kendi ifadeleriyle “Çocuğumuzun babasını hiçbir hukuki ve maddi dayanak olmaksızın hedef haline getirecek yayınlara karşı…” diyerek yanımda durduklarını kamuoyuna ifade etmeleri, merhume hayattayken ve onun tedavi sürecinde yanımızda hiç olmasalar da, bugün için ben ve evladıma destek olmalarını, gelecekte oğlum ile kuracakları akrabalık ilişkisi için bir şans olarak gördüm.

"ZAVALLI İNSANLAR"
Ölümünden 3 gün sonra 16 Ağustos günü tüm kardeşleri ve çocuklarının bana ve oğluma başsağlığına gelmeleri, bizim yanımızda olmaları bunun en açık göstergesiydi çünkü.
Şimdi ise tam da aşırı dozda uyuşturucu kullanımı sonucu hayatını kaybettiği raporunun çıktığı gün, merhumenin boşanma davası açmamdan kaynaklı öfkeyle yaptığı, gerçek dışı ve sonrasında benden özür dileyerek, yeniden bir araya gelmemizi istediği, bununda telefonumda mesajla kayıtlı olduğu eski bir videoyu, bu zavallı insanların aynı şekilde dolaşıma soktuklarını hiç şaşırmadan gördüm.
"AİLESİ ÖZLEM'İN HATIRASINA SAYGI DUYMADILAR"
Ailesi kamuoyuna aslında benim yanımda olduklarına imza koyan bir açıklama yapsalar da, tıpkı evlenirken beni merhumenin rahatsızlığından haberdar etmedikleri ve bağımlılığını öğrendikten sonraki tedavi sürecinde yalnız bıraktıkları gibi aslında bir köşede durmaya devam edip, bu tür manipülasyonlarla Özlem’in hatırasına saygı duymaktan, yaşadıkları acıya rağmen uzak durdular. Çünkü ölüm nedeni ortaya çıkınca aşiretimize, sağa sola, kime ne deriz şeklinde son derece ilkel bir bakış açısının derdine düşmüşlerdi.
Geldiğimiz noktada otopsi raporunun gösterdiği şekilde Özlem’in gün be gün zehir tacirlerince ölüme sürüklendiğinin ortaya çıkmasına rağmen, oğlumun annesini bu uyuşturucu ilaçlara teşvik, temin ve zerk ederek ölüme götürenler hakkında benim şahsım ve oğlum adına bulunduğum suç duyurusunda dışında şikayetçi olan, bildiklerini anlatan tek bir aile üyesi ya da sözde en yakınında bulunan kimsenin adli mercilere başvurmaması aslında bu durumun en net fotoğrafı olarak karşımızda duruyor.
Çünkü aşiretimiz, eşimiz, dostumuz, millet ne der şimdi diye uyuşturucu rahatsızlığını mümkün olduğunca gözlerden uzak tutup, kolayca hedef yapılacak biri her zaman burada hazırdı onlar için.
"ÖZLEM'İN AİLESİ, SUÇLULARIN YAKALANMALARI İÇİN PARMAKLARINI OYNATMIYORLAR"
Merhumenin gerçek dışı söylemlerinden sonradan pişman olup benden özür dilediği videoları dolaşıma sokup, hedef yapan sözde yakınlarının, bugün suçluların yakalanmaları için parmaklarını oynatmamaları bir başka acı gerçek. Çünkü bu kişiler hakkında tek bir şikayetleri, suç duyuruları yok. Sadece benim var. Sadece benim… Çünkü gerçeğin ortaya çıkarak sorumluların ceza almasını sadece ben istiyorum. Diğerlerinin yegâne derdi de, aman uyuşturucu ortaya çıkmasın da ne olursa olsun.
Vefat ettiği günün akşamında WhatsApp mesajlarıyla sabit ve telefonumda kayıtlı bir şekilde başlayan ailesinin oğlumuzla ilgili miras hakkına karşın Özlem’in avukatı Işılay Karataş Tunca’ya kardeşlerinin huzurunda, olmayan mirasını reddettiğimi, buna rağmen merhumenin birikmiş 5 aylık ev kirası borcu, banka, aidat, kredi gibi diğer pek çok borcuyla bizzat ilgileneceğimi söylememe rağmen, sırf uyuşturucu illeti gerçeğini gözlerden sakınmak için bugün de adli tıp raporunun çıktığı gün aynı algı operasyonlarına devam ediyorlar.
"YARGI ÖNÜNDE HESAP VERECEKLER"
Zarar verdikleri ise benden çok 6 yaşında yetim kalan günahsız bir çocuk. Evlatlarına faydası olmayanların torunlarına yararı dokunduğu nerede görülmüş ki? Ölen bir kadının yalan olduğunu bildikleri beyanlarını gerçekmiş gibi hem de mezara girdikten sonra servis edenlerin sadece kişilikleri değil, insanlıkları da sorgulanmaya muhtaçtır!
Merhumenin otopsi raporunda aşırı dozda aldığı uyuşturucu ilaçlar nedeniyle öldüğünün anlaşıldığı günün tam da akşamında başlatılan bu algı operasyonunun tüm sorumluları, tıpkı Özlem’e o uyuşturucuları bulan, zerk eden ve satanlardan farksız olarak yargı önünde hesap verecekler. Bekleyin ve görün!"
Kaynak: Haberler.com




