Yargıtay Başkanı Kerkez: Hakimler sosyal medyadan etkilenmemeli

Yargıtay'da İsmail Rüştü Cirit Konferans Salonu'nda yeni adli yılın açılışı dolayısıyla tören düzenlendi. Törende konuşma yapan Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, "Hâkim; hiçbir korku veya beklenti içinde olmadan kararını verir. Özellikle sosyal medyadan olumlu veya olumsuz asla etkilenmez. Sadece baktığı dosyadaki olay ve delillerle ilgilenir; dava konusundaki kendi şahsi görüş ve kanaatinden de sıyrılarak karar verir" dedi.

2026-2027 adli yılı bugün itibarıyla başladı. Adli Yıl açılış töreni Yargıtay'daki İsmail Rüştü Cirit Konferans Salonu'nda yapıldı. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.

Törene Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve Ankara Milletvekili Fuat Oktay, Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ve hukuk camiası katıldı. 

YARGITAY BAŞKANI'NDAN "ADALET" VURGUSU

Törende konuşma yapan Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, bir devleti güçlü kılan şeyin, vatandaşının o devletin adaletine duyduğu güven olduğunu vurguladı. Kerkez, "Adalet güçlü olanın değil, haklı olanın yanında olur" diyerek, hakimlerin karar verirken sosyal medyadan etkilenmemeleri gerektiğini belirtti.

Ömer Kerkez'in konuşmasının satır başları şöyle:

"Yeni bir adli yıla başlarken öncelikle yargımıza uzun yıllar hizmet etmiş, emekliliğe ve onursal üyeliğe ayrılmış bütün meslektaşlarıma sağlık ve huzur diliyorum. Hakkın rahmetine kavuşmuş meslektaşlarımızı da rahmetle anıyorum. Görev başında hayatını kaybeden yargı mensuplarımızı ve adalet çalışanlarımızı minnetle yad ediyorum.

İki gün önce, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104. yılını büyük bir gururla kutladık. Başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Millî Mücadele'nin bütün kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi şükranla anıyorum. Onların bize bıraktığı en büyük miras bağımsız bir vatandır. Bize düşen görev ise bu bağımsız vatanı adaletle yaşatmaktır.

"BİR DEVLETİ GÜÇLÜ KILAN, VATANDAŞININ ADALETE DUYDUĞU GÜVENDİR"

Bir devleti gerçekten güçlü kılan, vatandaşının o devletin adaletine duyduğu güvendir. İşte bu nedenle insan, tarih boyunca devlet kurarken ve yaşatırken aslında adaleti aramıştır. Bazen bir hükümdarın kapısında, bazen bir savaş meydanında, bazen bir mahkeme salonunda, bazen de kendi vicdanında… Adalet, bugüne kadar haksızlığa uğrayanların hak arama mücadelesinde şekillenmiştir. Bugün itibarıyla adalet duygusu herkesin vicdanında tecelli etmeli; adaletin gerçekleşmesi için artık kimsenin haksızlığa uğramasına ihtiyaç duyulmamalıdır.

"HAKİM, SOSYAL MEDYADAN ETKİLENMEMELİ"

Adalet güçlü olanın değil, haklı olanın yanında olur. Adalet, haklı ile güçlü arasında tercih yaparken yalnızca hakkı esas alır. Tarafların haklı veya haksız olmasına karar verirken hiç kimsenin güçlü veya güçsüz olmasına bakmaz. Hâkim; hiçbir korku veya beklenti içinde olmadan kararını verir. Özellikle sosyal medyadan olumlu veya olumsuz asla etkilenmez. Sadece baktığı dosyadaki olay ve delillerle ilgilenir; dava konusundaki kendi şahsi görüş ve kanaatinden de sıyrılarak karar verir. Bu nedenle hâkimlik mesleğinin özünde aslında büyük bir yalnızlık vardır.

"KARAR, GEREKÇESİYLE BİRLİKTE BİR ANLAM İFADE EDER"

Hakimin bağımsızlığı ve tarafsızlığı; kendisine tanınmış önemli bir yetki olmasının yanında, aynı zamanda büyük bir sorumluluktur. Hâkim, karar verirken bu yetki ve sorumluluk dengesini çok iyi kurarak hareket etmelidir. Çünkü hâkimin bağımsızlığının ve tarafsızlığının içinde davacının da davalının da, mağdurun da sanığın da hakkı gizlidir. Daha da ötesi, toplumun güven duygusu da burada saklıdır. Hâkimin kararı gerekçeli olmalı ve gerekçesiyle ikna edici olmalıdır. Çünkü bir karar gerekçesiyle birlikte bir anlam ve bütünlük ifade eder. Hâkim, hükmünün açıklanmasını gerekçesiyle yapar; muhakemesini görünür ve denetlenebilir kılar.

Hâkimin önündeki bir dosyada ilk bakışta hukuki veya cezai bir olay vardır; ancak bu dosyada belki bir çocuğun yarını veya bir ailenin geleceği vardır. Bir işçinin emeği veya bir tüketicinin alacağı vardır. Bir sanığın özgürlük beklentisi veya hakkın yerine gelmesini bekleyen bir mağdur vardır. Hukuk veya ceza dosyaları matematiksel bir problem değildir; her dosyanın arkasında gerçek bir hayat vardır. Öyleyse adaletin göz bebeği insan olmalıdır."

Mahkeme salonundaki kürsünün yüksek olması, hâkimin taraflara ve dosyadaki olaya uzak olması için değildir; dava konusunun bütününü çok daha iyi görebilmesi ve tarafların halini daha iyi anlayabilmesi içindir. Hâkimin zaman yönetimini de çok iyi yapması gerekir. Hepimizin bildiği gibi, geciken adalet adalet değildir. Bazen aşırı hızlı karar vermek de adaletin tecellisine engel olabilir. Bu nedenle yargının görevi hızlı karar vermekten ziyade zamanında karar vermektir. Hâkim; doğru karar verir, gerekçeli karar verir, anlaşılır karar verir, makul sürede karar verir ve en önemlisi adil bir karar verir.

"MESAFELER DARALDIKÇA ÇATIŞMA YOK OLUR"

Bir başka önemli husus ise dava açılmasına ihtiyaç duyulmadan uyuşmazlıkların çözülmesi konusunda çalışmaların etkin bir şekilde yapılmasıdır. Bu anlamda arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarının daha da geliştirilmesi önem arz etmektedir. Mahkeme kararı uyuşmazlığı sona erdirir; fakat tarafların kendi iradeleriyle vardıkları adil bir çözüm, bazen uyuşmazlığın sebebini dahi ortadan kaldırabilir. Çünkü insan hayatında uyuşmazlıkların en iyi çözümü tarafların birbirini anlamasıdır. Anlamak ön yargıyı azaltır; ön yargının azaldığı yerde mesafeler daralır. Mesafeler daraldıkça çatışma yok olur, sulh mümkün hale gelir; toplumsal barış da böyle filizlenir.

İçinde bulunduğumuz çağın baş döndürücü hızla gelişen alanlarından biri de bilgi teknolojileridir. Yargı bu dönüşümün dışında kalan değil, süreci etkin bir biçimde yöneten konumda olmalıdır. Memnuniyetle görüyoruz ki ülkemizde yargı; UYAP başta olmak üzere adalet hizmetlerinin dijitalleşmesinde önemli bir birikime ve uygulamaya sahiptir."

Kaynak: Haberler.com

  • Related Posts

    Girne’de kayıp 20 kişi aranıyor! KKTC Cumhurbaşkanı: Batık gemi 550 metrede tespit edildi

    Girne Limanı’ndan ayrılan yolcu gemisi alabora oldu. Kayıp 20 kişiyi arama çalışmaları deniz yüzeyinde ve su altında robotik teknolojilerle sürüyor. Batık gemi 550 metre derinlikte bulundu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin’in görüşmesi başladı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin bir araya geldi. Görüşme süreci başladı. Detaylar bekleniyor.

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir